| Yarışma |
Bir gun Nami Kemal bir yarismaya katilmis.
Yarismanin amaci en cok kadin yapma yarisi. Neyse 1. yarismaci
baslamis Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6..7...8 2. yarismaci
Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6,7,8..9 10...11 cok guzeeel
Neyse sira Nmi Kemale geliyor Sipiker sayiyor
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 oda ne Nami Kemal seyircilerin
arasina daldi 15,16,17,18 Yapma Kemal...
| |
| Çarpı |
Bir kadınla en çok kimin birlikte olabileceği
konusunda bir yarışma yapılıyormuş,dayanırsa kadın dayanamazsa
yarışmacı büyük ödülü alacakmış ve bizi temsilen de Namık
katılmış.Her postadan sonra da duvara çarpı atılıyormuş.Neyse alman
başlamış 1,2,3 tıkanmış.İngiliz başlamış 3,5,7 o da tıkanmış.Fransız
15,20 derken o da kalmış.Bizim Namık başlamış 70,80,90 derken durmak
bilmiyor.Bakmış kadın iş kötü,Namık'ın duracağı yok,bizimki 95.yi
yaparken' yok efendim bu 94.' diye tutturmuş.Namık:Olur mu hanfendi
95 oldu,burada boşuna mı çarpı atıyoruz,sayıyoruz' dese de kadın
dinlemiyor 'hayır bu daha 94.'diyormuş.En sonunda bizimki zıvanadan
çıkmış:'S*kerim şimdi çarpını da seni de,sil hepsini sıfırdan
başlıyorum.' | |
| Sırayı Şaşırmak |
Zenginler kulübü özel bir yarışma düzenlemişti.
Açık havada yapılacak olan bu yarışmanın etapları şu şekildeydi,
ortada bir masa ve masanın üzerinde çok sert bir içki var, yarışmacı
bu içkiyi bir dikişte içecek, ondan sonra koşarak karşıdaki mağaraya
girecek, mağaranın içinde çok vahşi bir ayı var, bu ayının ensesine
bir tokat vurup mağaranın diğer kapısından dışarı çıkacak ve dışarda
bekleyen çok güzel bir kadınla sevişecekti. Bu etapları
tamamlayabilen yarışmacı birinci olacaktı. İlk olarak Alman
yarışmacı tezahüratlar içinde masanın yanına geldi, seyircileri
selamladıktan sonra içkiyi kafasına dikti. Fakat içki o kadar sertti
ki Alman bunu içer içmez olduğu yere yığılıp kaldı. İkinci
olarak masanın başına Fransız geldi, o da seyircileri selamladıktan
sonra kendinden gayet emin bir şekilde içkiyi kafasına dikip
mağaraya doğru fırlamış fakat tam mağaranın ağzına geldiğinde
içkinin tesiriyle sızıp kalmıştı. Onu da alıp götürdüler. Son
olarak Namı Kemal masanın yanına gelmişti. Diğer yarışmacılar iri
yarı izbandut gibi adamlar olduğu halde, Namı Kemal ufak tefek, tok
karnına 48 kg. gelen bir adamdı. Seyirciler epey gülüşmüşlerdi fakat
bizimki gayet kendinden emin bir şekilde içkiyi kafasına dikip
gözlerini 15-20 saniye kapalı tuttuktan sonra yıldırım gibi fırlayıp
mağaradan içeri girmişti. Biraz sonra içerden hırıltılar,
gürültüler, bağrışmalar feryatlar gelmeye başlamıştı. Aradan 20
dakika geçti yarışmacı ortada yok, 30 dakika yok derken tam 45
dakika sonra diğer kapıdan kan-ter içinde çıkan yarışmacı, elinin
tersiyle alnındaki teri silerek : - Nerede ensesine vurulacak
kadın ? | |
| Zurna |
Kralın bir kızı vardır ve daha önce hiç cinsel
deneyimi olmamıştır bir gün kral kızıyla cinsel ilşkiye girmeden
evlenme şartını koşarak evlenmek isteyenlerini kabul eder ve
aralarından namık kemal'ı damat adayı olarak seçer namık bir
değil iki değil üç değil fıstık gibi kız yanında ama ona dokunamıyor
sonunda dayanamayarak penisini çıkartır ilk defa penis gören kız bu
ne diye sorar namık kemal'de zurna,zurna der bunun üzerine kız
zurnayı çalmak ister artık kız alışmıştır ve namıkta sonunda sıkılır
bir gün kız zurnayı istediğinde onu bahçede kaybettiğini söyler
kızda babasına namığın zurnasının bulunmasını istediğini söyler
bunun üzerine bütün saray bahçede namığın zurnasını aramaya başlar
kız etrafa bakarken bir anda elbisesinin altından sarkan babasının
penisini görür ve babasına -baba,baba işte zurna burda der ve
çekiştirmeye başlar telaşlanan kral -kızım bırak o ananın zurnası
der | |
| İşim Çıktı |
Ingilterede büyük camli bir binada kiminki daha
büyük yarismasi yapiliyormus.Yarismaya bir ingiliz, bir alman, bir
fransiz ve birde Türk yani Namık Kemal katilacaktir.Ilk olarak
ingiliz sahneye çikar, seyini çikarir, sallar sallar boynuna dolar
ve büyük bir alkis alir. Alman sahneye çikar, seyini boynuna
dolar sonra ip atlar büyük alkis alir.Fransiz sahneye çikar, seyini
cikarir sallar, ip atlar sonrada kafasindan ayaklarina kadar sarar,
büyük alkis alir.Sira Namık Kemaldedir fakat Nam-i ortaliklarda
yoktur.Herkes heycanla onu beklemektedir fakat nafile.Tam umudu
kesmisken -sANGIIIR Camlar kirilir, Namık Kemalin
penisi.Ucundada bir not: | |
| Gülen At |
Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir
yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1
çuval altın alacak.. Her tarafa haberler salınmış, duyurular
yapılmış. Yarışma zamanı gelince erkes deniyor ama kimse atı
güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı 2 saat
uğraşıyor ama sonuc yok. Bizim Nam-ı Kemal'de yarışmaya
katılmış. Sıra buna gelince, atın bulundugu odaya almışlar, 1 dakika
sonra Nam-ı Kemal odadan çıkmış ve atı güldürdüğünü altınlarını
almak istediğini söylemiş. Padişah ve görevliler şaşkınlık içinde
tabi bir bakmışlar hakkaten at gülmek ne demek kahkahalar atıyor
yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları vermişler Nam-ı
Kemal'e.. Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü
susturamamışlar. Son çare olarak Nam-ı Kemal'i bulup, nasıl
güldürdüyse susturmasını istemişler. Nam-ı Kemal bir çuval daha
altın verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi
ki. Neyse bizimkini atın olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi
ile çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de
hüngür hüngür. Tam altınlar verilirken, padişah : - Sana bu
altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü ve
şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin Nam-ı Kemal başlamış
anlatmaya : - Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına
yaklaşıp 'benimki seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı..
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın diye atılmış padişah
merakla.. Nam-ı Kemal padişahın yanına yaklaşmış : - Şimdi
de çıkarıp gösterdim | |
| Cebim Delik |
NAM I-KEMAL çok zengin bir dul hanımın davetlisi
olarak malikanesine gider. kapıda onu karşılayan uşağa patosunu
şapkasını verir ve diğer davetlilerle birlikte geniş yuvarlak bir
masaya otururlar. herkes bir soru sorar yanıtlar verilirken sıra
NAM-I Kemale gelir ve sorar: -ELİM PANTOLONUMUN
CEBİNDE,PANTOLONUMUN CEBİ DELİK,elimde ne tutuyorum acaba? herkes
utanmış,evin sahibi bayan kızmş ve böyle ayıp sorular soramazsınız
deyip uşağa seslenmiş: -beyefendinin palyosunu şapkasını ver
derhal evi terketsin. Nam-ı kemal "durun yahu demiş elim
cebimde,cebim delik elimde işte bu var "diye anahtarı gösterince
herkes kahkaha ile gülmüş. aradan uzun bir zaman geçmiş bizimki
sıkılmaya başlamış gitmek istiyor. soru sırası yine ona gelince
aynı soruyu sormuş.herkes gülerek "ANAHTAR"demiş. NAM-I KEMAL:
-Bilemediniz deyip,uşağa seslenmişOĞLUM GETİR BENİM
ŞAPKAMI,PALTOMU" | |
| Bilet |
Ülkenin birinde cok azgin mi azgin bir kadin
varmis kimse bu kadini cinsel doyuma ulastiramamis! En sonunda
Akillara Nam-i Kemal gelmis olsa olsa bu isi o becerir demisler ve
cagirmislar! Nam-i Kemal´in de " Ben bu isi ancak karanlik bir
oda da yaparim" diye özel bir istegi olmus! Netice de Nam-i
Kemal ve Kadin karanlik bir oda da baslamislar sevismeye... 1
saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmus ikisinde de tik yok... 24
saat sonra artik kadin pes etmeye baslamis ve seslenmis -"Yeter
artik Nam-i Kemal yeter, ben öldüm!" -" Ne Nam-i Kemal´i abla
ben Recep!" -"Recep mi??? Peki ya Nam-i Kemal? O nerde? -"O
disarda bilet kesiyo abla"
| |